ŞİMDİ ÇALIYOR

Title

Artist

YAYINDAKİ PROGRAM

Kesintisiz Müzik

00:00 10:00

YAYINDAKİ PROGRAM

Kesintisiz Müzik

00:00 10:00

Sonraki Program

Nazlı Ezgiler

10:00 13:00


Depresyon ve Çeşitleri Nelerdir?

Ekleyen on Nisan 20, 2022

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyon ve çeşitlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Klasik depresyonda kişinin depresif ruh haline sahip olduğunu, hüzün, elem ve keder içerisinde olduğunu kaydeden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyon ve çeşitlerine ilişkin değerlendirmede bulunurken depresyonun 8 ana belirtisine dikkat çekti.

Klasik depresyonda kişinin depresif bir duygu durumuna sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Hiçbir şeyden tat ve zevk alamamaktan şikayetçidir. Bu iki ana belirti önemlidir. Diğer belirtilerde uyku bozukluğu ve iştah bozukluğu ortaya çıkabilir. Bunlar da zaman zaman artar bazen çoğalır. Kişide enerji azalması olur.” diye konuştu.

Yarası İçinde Saklı Hastalık: Depresyon

Prof. Dr. Tarhan, şunları söyledi: “Depresyon yarası içinde bir hastalıktır. Yaşamayan bilemez. Toplumsal önyargılar nedeniyle insanlar depresyonu bastırıyor. Toplum olarak onlara ifade ettirmiyoruz. Onlar da böyle yaşıyorlar. Kişiler baş edemiyorsa ya da yaşam felsefesi o konuda müsaitse çok rahatlıkla intihar girişiminde bulunabiliyor.” uyarısında bulundu.

Depresyonda 8 Ana Belirti Var!

-Ölüm Düşüncesi Oluşur

Depresyonda belirtilerden birinin ölüm düşüncesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişinin aklına çok sık ölüm düşüncesi gelir. Günde 10 defa ölümü düşünebilir. Bir de kişide ilgi azalması olur. Hayata, normal rutine, günlük alışkanlıklar ve normal günlük aktivitelere karşı ilgisi azalır. Dikkat ve konsantrasyonda azalma, anlama ve algılama yavaşlığı ortaya çıkar.” uyarısında bulundu.

-Hafif Minör Depresyonda İş Verimliliği Aksamıyor

“Hafif minör depresyonda kişi mutsuzdur ama kimi zaman bazı şeylerin tesiri olmaz.” diye belirten Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti: “Ama ‘3 ay içinde mutlu olduğunuz zaman mı çok, mutsuz olduğunuz zaman mı çok?’ diye sorulduğunda kişi mutsuz olduğu zamanların daha fazla olduğunu söylerse minör depresyon deniyor. Kişi hafif depresif ruh halinde olur, hiçbir şeyden zevk alamıyor ama iş gücü verimliliği aksamıyor. Bunlar yaşam kalitesini bozan bir şeydir.”

Prof. Dr. Tarhan, “Bipolar depresyonda bir dönem depresyon olur, kişi çökkün olur. Bir dönem de kişi maniye girer.” diyerek, bipolar depresyonun duygu durum bozukluğu olduğunu kaydetti.

-Maskeli Depresyon En Çok Kadınlarda Görülüyor

Gülümseyen depresyon da denilen, atipik ya da popüler psikolojide örtülü depresyon olarak adlandırılan maskeli depresyon kadınlarda daha çok görülüyor. Gülümseyen depresyon hakkında bilgiler paylaşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişi organ diliyle yaşar. Elem, keder ve hüzün gibi diğer depresyon belirtileri yoktur. Kişi günlük işini yapıyordur, neşelidir ama organ diliyle yaşıyordur depresyonu. Bizim kültürümüzde daha çok kadınlarda vardır. Atipik depresyon yaşayan kişi, sık sık doktora gider, muayeneler olur, bir şey çıkmaz ama arka planda mutsuz, depresif bir durum vardır. Depresyonu doğrudan ifade edemez. Duygu körlüğü ortaya çıkabiliyor. Bu kişiler genellikle duygu ifadesini yapamıyor ve duygular ters ifade ediliyor.” diye konuştu.

Atipik depresyonu belirlemek için bir ölçek uygulandığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu ölçeği uyguladığımız zaman kişilerde hastalık belirtileri anlaşılmaya çalışılıyor. Kişi arka planda bir depresyon mu yaşıyor? Duygularını organ diliyle mi ifade ediyor? Bunu anlamaya çalışıyoruz.” dedi.

-Depresyon Erkekte Öfke Şeklinde Yaşanıyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, atipik depresyon yaşayan erkeklerde öfkenin ortaya çıktığını ve kimi zaman unutkanlığın sebebinin beyindeki stres hormonu olduğunu vurguladığı açıklamasına şöyle devam etti: “Burada da erkek işini yapar, koşturur, güleceği zaman güler ama çok öfkelidir. Öfke şeklinde yaşar depresyonu. Kişi her şeye kızar, ‘bu kapının eşiği niye burada?’ diye, ‘domatesi niye böyle iri doğradın?’ diye bahaneler üretir. Genellikle çevresindekiler bu kişilerden korkar, şiddet eğilimli olurlar. Bu kişiler depresyona girdiği zaman öfkesi artar. Bu da maskeli depresyonlardan birisidir.” Prof. Dr. Tarhan, bazı erkeklerin depresyonu zayıflık olarak gördüklerini de sözlerine ekledi.

-Kişinin İç Dünyasında Fırtına…

Prof. Dr. Tarhan, kişinin neşeli görünmesine karşın iç dünyasında hüzün ve karmaşa yaşatan ‘gülümseyen depresyon’ hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kişi gayet neşelidir, gülüyordur fakat tamamen dışarıya karşı güçlü rolü oynuyordur. İç dünyasında müthiş bir savaş ve mahşer vardır. Gülümseyen depresyon dediğimiz durumlarda kişi neşeli, canlı ve enerjiktir. Bu kişilerin depresyonda olduğuna inanmazsınız ancak iç dünyalarında fırtına vardır, beyinlerinde fırtına vardır. Öyle ki bu tip kişilerin kalp krizi geçirme riskleri yüksektir. Erken yaşta ani ölümler görülebilir. Böyle kişilerin ardından genellikle ‘Çok neşeliydi, espriler yapardı, herkesi güldürürdü.’ diye konuşulur.”

-Beyinde Beta Dalgası Yüksek Çıkıyor

“Amerikalı meslektaşlarımız beyin üzerine yeni bir yazılım geliştirdi. Yeni bir veri tabanı oluşturdu.” diye belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gelişen teknolojiyle beraber beyin görüntüleme yöntemleri sayesinde beyindeki hareketlerin gözlenebildiğini kaydetti.

Prof. Dr. Tarhan, “Normal veri tabanında beynin her yaş grubunun normal veri tabanı belli. Beyinde hızlı, alfa, beta, teta, delta gibi dalga grupları var. Beyin haritalamasının en yaygın metodu bu. Kişinin beyin fonksiyonu dalgasını ölçtüğümüz zaman bazılarında beta dalgası yüksek çıkıyor. Beta dalgası yüksek çıkması beyinlerindeki enerji akışı ve bilgi akışının hızlandığını gösteriyor. Beyin serotonin maddesini tutamadığı için azalıyor. Kişi böyle durumlarda dışarıya güçlü rolü oynar ama beyinde depresyon vardır.” dedi.

Beynin çalışma sisteminin network modeliyle çalıştığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Mesela beynimizde kim, ne, ne zaman, nerede, niçin, nasıl networkleri var. Bu 5N1K diye bildiğimiz aslında beynimizdeki hafızanın 6 sadık etkisi diye bilinen bir şeydir. Beyindeki networkler birbiriyle etkileşim halindedir. Birkaç dil bilen kişilerde örneğin İngilizce network vardır, Fransızca network vardır, Türkçe network vardır. Bu dilleri konuştukça beyin o yönden çalışır. Beynimizin böyle olağanüstü bir sistemi var.” dedi.

-Unutkanlıklar da Görülebiliyor

Prof. Dr. Tarhan, tedavide özel bir Vagus Simulation sistemi olduğunu belirttiği açıklamasında şunları söyledi: “Vagus sinirini uyararak beyni tedavi etmeye çalışır. Epilepsi tedavisinde de kullanılıyor. Beynimizde müthiş bir sistem bulunuyor. Vücudumuzda dünyanın etrafında dönmeye yetecek kadar sinir ağı var ve beyinde bunlar birbirleriyle devamlı konuşuyorlar. Depresyonda bu sinir ağlarındaki kimyasal ileti maddesi serotonin, dopamin, noradrenalin azalıyor. Kişilerde bunlar azaldığı zaman beyinde kavrama, algılama, anlama azalıyor. Örneğin, unutkanlık şikayetiyle gelen bir kişide bakıyorsunuz unutkanlığı depresyona bağlı, sekonder unutkanlık yani kişi Alzheimer değil. Kişi Alzheimer olduğunu sanıyor ama değil. Beyin depresyonda olduğu için artık enerji akışı yavaşladığı için anlama kavrama ve algılamayı yeterli yapamıyor. Unutkanlık şeklinde geçirilen depresyon da bu atipik depresyonlardan birisidir. Depresyon tedavi edildiği zaman kişinin unutkanlığı da düzeliyor.” dedi.

İntihar ile yaşamına son verenler ile normal şekilde yaşamını yitiren kişilerin beyin omurilik sıvıları ölçüldüğünde önemli farklılıkların tespit edildiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “1980’lerde yapılan çalışma bunun bir beyin hastalığı olduğunu gösteriyor. İntihar edenlerin beyni serotonini metabolite edememesiyle ilgili yürütülen önemli araştırmalar var. İşte bu çalışmaların sonunda üçüncü kuşak ilaçlar ortaya çıktı.” dedi.

-Atipik Depresyon Çocuklarda da Görülebilir!

“Özellikle dikkat sorunu olduğundan şüphelenilen çocuklarda atipik depresyon ortaya çıkabiliyor.” diye kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarda duygularını ifade etme becerileri gelişmemiştir. Ben şu an buna üzüldüm diye ifade edemezler. Eğer ailede baskı ile yaşayan bir çocuksa, çocuk davranışsal olarak yaşar. İdrarını kaçırır, eşyalara zarar verir. Okul reddi vardır. Çocuk ters kimliğe girer. Cinsel kimlik bozukluğu yaşıyorsa arkasında depresyon bozukluğu vardır. Anne baba kızıyor. O da tamamen bilinçdışı bir hareketle rahatlatıyor kendini. Ders çalışmaya çok önem veren anne babaya karşı tembellik şeklinde yaşanan çocukluk depresyonu vardır. Çocuk mutlu değildir, ders çalışmıyordur. Ders çalışmama ve okul reddiyle kendini ifade eder. Buna davranışsal uyum bozukluğu diyoruz. Yetişkinlerde davranış bozukluğu dediğimiz durumlar, çocuklarda atipik depresyon bozukluğudur. Onları değerlendirirken çoğu zaman tedaviyi göz önünde bulundurarak onun depresif olmasına sebep olan nedenler araştırılır. Çocukluk travmaları olup olmadığı araştırılır.”

Yayın Etiketleri

Okuyucu Görüşleri

Yorum Ekleyin

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.



Sohbeti Başlat!
Mesajlarınızı bekliyoruz...
Ostim Radyo Whatsapp Hattı
Merhaba,

Mesajlarınızı bekliyoruz...